
İnternette dolaşan tüm „öncesi-sonrası" fotoğraflarında iyi sonuçları vasatlardan ayıran tek bir detay vardır: ön saç çizgisi. İyi tasarlanmışsa kimse ekimi fark etmez. Kötü yapılmışsa yıllar sonra bile operasyonu ele verir.
Birincisi, konum. Ön saç çizgisi hastanın anatomisinin izin verdiğinden daha aşağı inmez: genellikle kaştan 7 ila 9 cm yukarıda. Daha aşağısı yapay görünür ve alnı küçültür. İkincisi, biçim. Düz değildir: çocukluktaki gibi hafif doğal düzensizlikler, „mikropikler" ve yan girintiler izler. Üçüncüsü, yoğunluk. İlk 2-3 mm her zaman hemen arkasındaki bölgeden daha seyrektir: otantik görünüm böyle elde edilir.
„Önden maksimum yoğunluk" diye ısrar eden hasta yapay sonuca doğru itilmiş olur. 60 folikül/cm²'deki bir ön saç çizgisi duvar gibi görünür; arkaya doğru kademeli yoğunlaşma ile 40-45 folikül/cm² gerçekçi görünür. Dr. Tosun göz kararı değil, milimetrik haritalarla çalışır.
Her folikül çok özel bir yönde büyür. Ön saç çizgisinde kıllar saçlı deriye neredeyse paralel çıkar (10-20 derece dar açı). Kötü yönlendirilmiş açı, fırça kılı gibi „hazır-ol" pozisyonunda kıllar verir. Bu tek detay amatör bir ekimi İstanbul, Ankara ya da Zürih'te yapılmış iyi bir ekimden ayırmaya yeter.
Ön saç çizgisi yalnızca monofoliküler (1 kıl) foliküller kullanır. İkili ve üçlü foliküller daha arkadaki yoğun bölgeye yerleşir. Ön saç çizgisine ikili folikül koyan bir ekim, doğala benzemeyen görünür „kümeler" verir.
Operasyon arifesinde Dr. Tosun iki aynanın önünde cerrahi kalemle ön saç çizginizi çizer. Yüksekliği, biçimi ve simetriyi onaylarsınız. Açık onayınız olmadan hiçbir şey taşa yazılmaz. Bu asla bir teknisyene devretmediğimiz aşamadır: tasarım cerrahidir.
Hikayenizi bilmeyen bir tanıdığınız operasyondan on iki ay sonra ekim yaptırdığınızı tahmin edemez. Hedef budur. Muayenehanemizde „gösterişli ama belli olan" sonuç kabul edilmez: en iyi sonuçlar fark edilmeyenlerdir.